Av. Selçık Yıldız | Yıldız Hukuk ve Danışmanlık
  • 0(507) 449-2748

  • info@selcukyildiz.av.tr

Arama
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
    • Sertifikalar
    • Basında Biz
  • Hizmet Alanları
    • Yabancılar Hukuku
    • Vatandaşlık Hukuku
    • Fikri Sınai Hakları Hukuku
    • Deniz Ticaret Hukuku ve Sigorta
    • Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku
    • Alacak Takip İşlemleri
    • Rekabet Hukuku
    • Ticari Sözleşmeler Hukuku
    • Enerji Hukuku
    • Çevre Hukuku
    • Bilişim Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Vergi Hukuku
    • Boşanma ve Aile Hukuku
    • Sağlık Hukuku
  • 81 il 81 Karar Projemiz
  • Haberler
  • Makaleler
  • İletişim
  • E-TAHSİLAT
  • KÖŞE YAZILARIMIZ
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
    • Sertifikalar
    • Basında Biz
  • Hizmet Alanları
    • Yabancılar Hukuku
    • Vatandaşlık Hukuku
    • Fikri Sınai Hakları Hukuku
    • Deniz Ticaret Hukuku ve Sigorta
    • Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku
    • Alacak Takip İşlemleri
    • Rekabet Hukuku
    • Ticari Sözleşmeler Hukuku
    • Enerji Hukuku
    • Çevre Hukuku
    • Bilişim Hukuku
    • İdare Hukuku
    • Vergi Hukuku
    • Boşanma ve Aile Hukuku
    • Sağlık Hukuku
  • 81 il 81 Karar Projemiz
  • Haberler
  • Makaleler
  • İletişim
  • E-TAHSİLAT
  • KÖŞE YAZILARIMIZ
Arama

Boşanma ve Aile Hukuku

syildiz2024-08-12T22:45:25+03:00

Boşanma ve Aile Hukuku

Aile, toplumu oluşturan en temel unsurdur. Ancak her konuda olduğu gibi aile ile ilgili de uyuşmazlıklar çıkabilmesi, ailenin toplum açısından önemi de göz önüne alınarak bu husustaki kuralların Boşanma ve Aile Hukuku adı altında belli başlı kurallarla düzenlenmesi sonucunu meydana getirmiştir.

Boşanma ve Aile Hukuku ile ilgili bir uyuşmazlığın varlığı durumunda bu uyuşmazlığın bütün taraflar bakımından en adil ve sağlıklı şekilde çözülmesi için bu konuda uzman bir aile ve boşanma avukatının danışmanlığına başvurmak gerekir.

Ailenin toplumdaki önemli konumu sebebiyle evlilik birliğinin sona erdirilmesi Boşanma ve Aile Hukuku çerçevesinde belli kurallara bağlanmıştır. Bunun amacı, gerçekten ciddi sebepler olmadan kişilerin aceleci kararlarıyla bu müessesenin toplum nezdinde ki yerini sarsmamalarıdır. Bu doğrultuda, Medeni Kanunumuzda boşanmanın gerçekleşebilmesi için bazı sebeplerin var olması gerektiği öngörülmüştür. Bu sebepleri somut, kesin ve açık olmaları ölçütüne göre özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri olarak ikiye ayırıyoruz.

BOŞANMA SEBEPLERİ

Özel Boşanma Sebepleri:

  • Zina: Taraflardan birinin zina etmesi durumunda diğer taraf boşanma davası açabilir.
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış: Eşlerden birinin diğer eşin hayatına kast etmesi veya onur kırıcı davranışta bulunması durumunda diğer eş boşanma davası açabilir.
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme: Eşlerden birinin küçük düşürücü suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi sebebiyle diğer eş boşanma davası açabilir.
  • Terk: Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğer eşi terketmesi veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ortak konuta geri dönmemesi durumunda diğer eş tarafından belli şartların yerine getirilmesiyle boşanma davası açılabilir.
  • Akıl Hastalığı: Eşlerden birini akıl hastası olması ve bu durumun diğer eş açısından evlilik birliğin çekilmez hale getirmesi durumunda boşanma davası açılabilir.

Genel Boşanma Sebepleri:

  • Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması: Evlilik birliğinin eşler açısından ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede sarsılması durumunda eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

MAL REJİMLERİ VE MAL PAYLAŞIMI

Boşanma ve Aile Hukuku’na dair günlük hayatta en çok uyuşmazlık yaşanan konulardan biri de sona erdirilen aileyi oluşturan bireyler arasındaki aile hukukundan doğan mal paylaşımı meselesidir. Buna göre ailenin çeşitli sebeplerle sona ermesi durumunda, aileyi oluşturan bireylere ait malların nasıl paylaştırılacağına karar verilir. Kanun, bireylerin aile birliğinin bozulması sebebiyle uğrayacağı zararların önüne geçmek için paylaştırmanın şekilleri hakkında ayrıntılı düzenlemeler yapmıştır. Bunlara mal rejimleri diyoruz. Bu konudaki mevcut kanunumuz olan 4721 sayılı Medeni Kanun’da kişilerin aksi anlaşma yapmaması durumunda tabi olacakları yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi ve tabi olmak için ayrıca bu hususta notere onaylattırılacak bir sözleşme yapılması gereken mal ortaklığı, mal ayrılığı ve paylaşmalı mal ayrılığı rejimleri öngörülmüştür. 743 sayılı eski Medeni Kanun’da yasal mal rejimi mal ayrılığı rejimiydi ve aile içinde ekonomik açıdan söz sahibi olan taraf erkek olduğundan, kadının ekonomik açıdan gücü bulunmadığından adaletsiz durumlar ortaya çıkmaktaydı. Yeni kanunda bu durum düzeltilmiştir.

  • Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi: Eşlerin mallarının kişisel kullanımına ait evlenmeden önce veya emek vermeden elde ettiği malları içeren kişisel mallar ve tarafların aile birliği devamı süresince emekleri karşılığında elde ettiği mallar ile kişisel mallarının gelirlerini içeren edinilmiş mallar olarak ayrılması sonucunda kanunda gösterilen diğer hesap işlemleriyle birlikte hesaplandığı mal rejimidir.
  • Mal Ayrılığı Rejimi: Eşlerden her birinin kendi mal varlığı üzerinde haklarını koruduğu mal rejimidir.
  • Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi: Eşlerin kendilerine ait olduğunu kesin olarak gösteremedikleri mallar üzerinde paylı mülkiyete sahip olacakları mal rejimidir.
  • Mal Ortaklığı Rejimi: Eşlerin yasa gereği kişisel malı sayılmayan mallarına ortaklık malı denerek bu mallar üzerinde el birliğiyle mülkiyete sahip olacakları mal rejimidir.

Boşanma Davaları

Boşanma davaları genel olarak iki çeşittir. Bunlardan ilki anlaşmalı boşanma, diğeri ise çekişmeli boşanmadır. En sade açıklaması ile anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma ve sonuçları konusunda ortak alacakları karar ile birlikte mahkemeden boşanmalarına karar verilmesini talep etmesidir. Çekişmeli boşanma ise eşler, boşanma ve/veya sonuçlarında anlaşmaya varamadıkları takdirde, boşanma sebepleri ile mahkemeden boşanmalarına karar verilmesini talep etmeleridir.

  • Anlaşmalı Boşanma

Türk Hukuk sistemine göre; evlilikte 1 yılını doldurmuş eşler, boşanmanın sonucuna ilişkin olarak aldıkları kararı bir protokol olarak mahkemeye sunarlar. Bu protokole «anlaşmalı boşanma protokolü» denir. Eşler bu protokolle velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konularda boşandıktan sonra nelerin olmasını istediklerini kararlaştırırlar. Mahkemeler, protokolde gerekli gördüğü değişikliği yapma hakkına sahiptir.

  • Çekişmeli Boşanma

Kanunumuza göre; zina, hayata kast, eşe kötü muamele, onur kırıcı davranış, küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebepleri boşanma sebebi olarak sayılmıştır.

Eşler boşanma ve sonuçları konusunda aralarında anlaşmaya varamazlarsa, açılacak dava çekişmeli boşanma davasıdır. Eşlerden birisinin boşanmak istememesi veya velayete ya da malvarlığının paylaşımına yönelik aralarında anlaşmaya varamayan eşlerden birisi diğer eşe karşı boşanma davası açabilir.

NAFAKA

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz

Tedbir Nafakası

 

Boşanma davası öncesinde yada dava sırasında reşit olmayan çocuk ve eş için talep edilen nafakadır. Bağımsız bir dava olarak açılır. Basvurma harcı dısında, yıllık nafaka bedeli(talebi)üzerinden nisbi harç alınır.. Tedbir nafakası davanın her asamasında istenebilinir. Nafakaya hükmedilebilmesi için kadının ayrı yasamakta haklı olduğunu her türlü delil ile ispat etmesi gerekmektedir.(kocasının dövdüğü,ağır ihmali,dısarı attığı,baska kadınla iliskisi olduğu gibi.)
Nafakanın baslangıç tarihi Davanın açıldığı tarihdir.
Nafaka ölüm ile sona erer. Mirasçılara geçmez.
Kadının varlıklı yada maaşlı olması kocayı nafaka borcundan kurtarmaz.
Çocuklar için verilen tedbir nafakası reşit olana kadar geçerlidir. 

Yoksulluk Nafakası

 

Kesinlesmiş bir bosanma kararı olmalıdır. Mutlaka açık bir talep olması gerekir. (Eslerin her ikiside isteyebilir.) Nafaka isteyen esin kusurunun diğer esten fazla olmaması gerekir. Boşanma sonucu esin yoksulluğa düsmesi gerekir. 

İştirak Nafakası

 

Çocukların geleceğinin korunması , eğitimi-terbiyesi ,bakımı için, boşanma kararından sonra velayeti kendisine verilmemiş olan eşin (karı-koca) çocukları için vermesi gerekli olan bir nafaka çeşididir.
İştirak nafakasının başlangıcı boşanma kararının kesinleşme tarihidir. Bitiş tarihi ise çocuğun reşit olduğu tarihtir.Boşanma kararı ile iştirak nafakasına karar verilmemiş ise daha sonra dava açılabilir. 

NAFAKA NE GİBİ DURUMLARDA KALDIRILIR

1-Nafaka alanın haysiyetsiz bir hayat sürmesi,
2-Nafaka alanın yoksulluktan kurtulması,
3-Nafaka alanın bir evlenme akti olmaksızın fiilen karı-koca gibi başkası ile hayat yaşaması (uygulamada sık sık karşımıza çıkan imam nikahlı evlilik gibi)
4-Nafaka alan eşin yeniden evlilik yapması,
5-Eşlerden birisinin ölmesi,

NAFAKA TUTARI NEYE GÖRE BELİRLENİR?

Nafaka verecek kişinin, ekonomik ve sosyal durumuna bakılarak hakim tarafından nafaka tutarı belirlenir. Aldığı maaşa, yaşadığı ortama, olanaklarına bakılarak hakim tarafından nafaka tutarı belirlenir. Nafaka alacak kişinin de boşanmadan önceki durumunu aratmayacak şekilde olmasına dikkat edilir.

VELAYET

Velayet Nedir?

 

Velayet çocuğun korunması ve temsil edilmesi için öngörülmüş hukuksal haklardır.
Çocuğun doğru ve sağlıklı gelişimi için , ihtiyaçlarının karşılanması ve hoş görülü ortamda yetiştirilmesi gerekir.
Yetişkin olmayan çocukların velayeti anne babaya aittir. Yasal bir neden olmadıkça da velayet anne babadan alınmaz. Anne babanın evlilikleri sürdüğü müddetçe velayet anne babanın ikisine aittir.
Anne yada babadan biri vefat ederse velayet hayatta kalana aittir.
Anne babanın boşanması durumunda ise hakimin kararı ile belirlenir.
Eğer anne baba evli değillerse çocuğun velayeti anneye aittir.
Anne bakamayacak durumda ise veya ölmüş ise velayet babaya yada mahkeme tarafından belirlenen vasiye verilir.
Eğer anne baba çocuğuyla ilgilenmeyip ona kötü davranışlarda bulunuyorsa, mahkeme kararı ile çocuk bir ailenin yanına yada bir kuruma yerleştirilebilinir. 

Ayrılık döneminde velayet kime aittir?

Ayrılık döneminde velayet anne babaya aittir. Taki boşanma bitene ve velayetin kime verileceği kararı verilene kadar. Bu süre zarfında çocuk eşlerden birinin (genelde annenin) yanında kalır.

Velayetin kime verileceği neye göre belirlenir?

1.Çocugun çıkarlarını hangi taraf daha iyi koruyabilecekse
2.Çocuk çok küçükse ve anne bakımına ihtiyacı varsa (0-4 yaş arası gibi)
3.Çocuk hangi tarafa duygusal anlamda daha fazla bağlı ise
4.Çocuk hangi tarafta düzenli ve sağlıklı yaşam şartlarına kavuşabilecekse
5.Hangi tarafda kardeşlerinden ayrılmayacak ve daha iyi ilişkiler içinde olacaksa

Velayet verilirken çocuğun isteği önemlimidir?

Elbette çocuğun velayeti verilirken çocuğun düşüncesi, kiminle kalmak istediği önemlidir.
Zaten mahkemede hakim tarafından kiminle kalmak istediği, kimin yanında daha mutlu olacağı kesinlikle sorulur.
Hakim diğer unsurları ve çocuğun düşüncelerini de göz önünde bulundurarak kararını verir.

Velayet hangi durumlarda elden alınır?

Velayet verilen kişi çocuğu ile yeterince ilgilenmiyorsa, yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa, şiddet uyguluyorsa, maddi olanaksızlıkları baş göstermişse karsı tarafın tekrar mahkemeye başvurması ve iddia ettiği konuları isbatlaması gerekir.
Eğer isbatlarsa hakim çocuğu alıp başvuran kişiye verebilir.

Ayrıca ayrılan anne baba ikiside ilgilenmiyorsa, olanakları yoksa  yada iki tarafda ölmüş ise o zaman aile yakınlarında biri vasi tayin edilebilinir.

Vasi ne demektir?

Kanunun öngördüğü durumlarda küçük ve bakıma muhtaç kişilerin haklarını korumak üzere mahkeme tarafından belirlenen kanunu temsilciye vasi denir.

Daha öncede belirttiğim gibi, eğer anne baba çocuğuna yeterince ilgi ve alaka göstermiyorsa, gerekli olanakları sağlamıyorsa yada şiddet uyguluyorsa, mahkeme tarafından uyarılmasına rağmen bir sonuç alınmazsa yada yetersizliklerini önceden anlarlarsa mahkeme vasi tayin edebilir.
Hangi durumlarda vasi tayin edilir:

1.Anne babanın yeterli ilgiyi göstermeyip, çocuğa karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi
2.Anne babanın deneyimsizliği, özürlü oluşu, hastalıklı oluşu, başka yerde olması( başka bir şehir yada ülkede yaşaması)v.s
3.Anne babanın ölümü halinde

Vasi tayin edilebilir. Vasi belirlenirken öncelik aile yakınları için geçerlidir.
Kuruma yada bir ailenin yanına verilebilir.

Vasi, velayetini aldığı çocuğun bakımına, eğitimine, kişilik hakkının korunmasına, hukuki işlemlerde temsiline, mal varlığı varsa onu koruyup kollaması ve idare etmesi mecburiyetindedir.

Yıldız Hukuk Bürosu
Yıldız Hukuk Bürosu, Türkiye genelinde vermiş olduğu hukuk ve danışmanlık hizmetleri ile kalitesini ortaya koyarak başarılı sürecine devam etmektedir. Birçok Hukuksal hizmet alanında sizler hizmete ihtiyaç duyuyorsanız lütfen bizlere ulaşınız!

Yıldız Hukuk ve Danışmanlık

  • Adres: Bakırköy, İstanbul, Türkiye
  • Gsm: 05074492748
  • E-Posta: info@selcukyildiz.av.tr
  • Çalışma Saatleri: 08:00 - 17:00

Takip Edin!

FacebookTwitterRSSYoutubeInstagramLinkedinWhatsApp

YILDIZ HUKUK VE
DANIŞMANLIK
ÖDEME YAPMAK İÇİN
TIKLAYINIZ !

Av. Selçık Yıldız | Yıldız Hukuk ve Danışmanlık © Copyright 2019. All Rights Reserved. | Contact